Spoilersız Kral Katili Güncesi

Bugün The Kingkiller Chronicle konuşacağım, çünkü underrated olduğunu düşünüyorum ya da benim etrafımdaki kimse bu evrenden haberdar değil. Bir ton evren var gerçi hangi birini bileceğiz. Kafayı kırdık iyice “bulunduğumuz an”dan kaçmak için. Daha da kıracak gibiyiz bu arada, kaçabildiğimiz tek yer oyunlar ve kitaplarken gelen vergilerle hiçbirini karşılayamayacağımız bir noktaya gidiyoruz.
​Durun, tamam, Kral Katili Güncesi diyordum. 

Başlığın tekil olmasına bakmayın, şimdilik bir üçleme olarak karşımıza çıkıyor Kral Katili Güncesi. Rüzgârın Adı ile 2007’de başlayan seri, Kvothe’un (Kv + Quote = Kvothe) kısmi biyografisi diyebiliriz. Kvothe’un hikayesini anlatması toplam üç gün sürüyor. Yani her kitap bir günlük anlatı değerinde.
Bu evrenlere biraz ilginiz varsa Patrick Rothfuss’un size çizdiği evren yabancı gelmeyecektir. Herhangi bir RPG oyununda görebileceğiniz bir evren bu; iblise benzeyen yaratıklar, kahramanımız, kahramanımızın farkında olmadığı harika dostları ve kahramanın baş düşmanı. Bu anlamda bize klişe bir evren çiziyor Pat. Ama şahsen böyle olması benim işime geliyor. Evreni anlamak için ekstra çaba sarf etmemiş oluyorum, böylece karakterlere odaklanabiliyorum. Ve işin en güzel yanı kitabın haritayla başlıyor olması.

Pat’in yarattığı evren bana Orta Dünya’nın çok daha basit versiyonunu anımsatıyor. Hatta bence yazar kendini kitabın içine Manet karakteri olarak yerleştirmiş, Tom Bombadil gibi. Ancak yazarın bu konuda benim bildiğim bir açıklaması bulunmuyor.
​Hikâye genel anlamda Üniversite’nin çevresinde geçiyor. Bir orta çağ üniversitesinde olmasını beklediğimiz simya gibi “sıkıcı” konuların yanı sıra, gizemli sanatlar da var. Tahmin edebileceğiniz gibi Kvothe gizemli sanatlarda oldukça başarılı. İşte burada hikâye Harry Potter’a benziyor. Ancak, Harry Potter evreninin aksine, bu serinin çok iyi tanımlanmış bir büyü sistemi var. Yazar size bu sistemi öyle güzel açıklıyor ki sizi asla rahatsız etmiyor.  Sınırsız büyünün aksine belli bir çerçevede yapılan bir büyü söz konusu. Kapıyı açınca asasını okşayan kimse görmüyorsunuz yani.
Bu noktada bu hikâyeden çok güzel bir D&D yazılacağını belirtmem gerek. Aranızda game master’lar varsa bunu bir düşünsün. Basit bir evren, kurallar belli…

Kitapta tek bir ana karakter olduğu için Game of Thrones gibi beyniniz çorba olmuyor. Fazla sayıda karakter de olmadığı için, var olan karakterlerle oldukça içli dışlı oluyorsunuz. Daha önce de bahsettiğim gibi büyü sistemi çok iyi inşa edilmiş, bu yüzden inandırıcı bir fantezi dünyası yaratıyor. Karakterler de gerçekçi ve çok yönlü.

Hiçbir karakter yüzeysel geçilmiyor -ki bu benim akıl sağlığımı koruyan bir özellik. Şahsen okuduğum evreninin bütün ayrıntılarını bilmek istiyorum ve bunun sonucunda kafayı yiyorum. Öyle ki; okuduğum en temiz hikayelerden biri bile diyebilirim. Ayrıca, kısa bölümlerden oluştuğu için benim gibi inanılmaz meşgul kişiler için birebir. Ama kitabı bırakamadığınız için bunun pek de bir anlamı kalmıyor. 

Kral Katili Güncesi’nde beni sinirlendiren hiçbir şey yok. İnanın bana evrende değiştirmek istediğim hiçbir şey yok ve bu beni hala çok şaşırtıyor.
​Bu evrenleri bilmiyorsanız başlamak için ideal bir seri. Bu evrenlere hakimseniz de okuyabileceğiniz en güzel hikayelerden diyebilirim. Her yaştan, her türden varlığa tavsiye ediyorum. Hepinizi Kvothe’la rüzgârı çağırmaya davet ediyorum.

Words are pale shadows of forgotten names. As names have power, words have power. Words can light fires in the minds of men. Words can wring tears from the hardest hearts.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: